31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.

31. İstanbul Film Festivali yarın başlıyor. Sinemaseverler, 23 bölümde 7 sinemada 200’ün üzerinde film izleyebilecek.

31’inci İstanbul Film Festivali, 30 Mart Cuma gecesi Lütfi Kırdar Sergi ve Kongre Sarayı’nda düzenlenecek açılış töreniyle başlıyor.

Açılış töreninin ardından, festivalin Sinema Onur Ödülü’nü almak üzere İstanbul’a gelecek Terence Davies’in “The Deep Blue Sea / Aşkın Karanlık Yüzü” filmiyle, festival resmen başlayacak.

Dolu dolu iki hafta vaat eden festival programında 2011 ve 2012’nin yeni yapımlarından sinemanın unutulmaz klasiklerine ve usta yönetmenlerin başyapıtları yer alıyor.

Festivalde, İKSV’nin 40. yılı için hazırlanan “Sinema ve Müzik” başlıklı bölümün yanı sıra “Devrimin Filmini Çekmek”, “Yunanistan’da Neler Oluyor?”, “Bir Çin Sinema Geleneği: WuXia”, “Aile İçinde” gibi yeni bölümler ve Mark Cousins’in “The Story of Film: An Odyssey/ Filmin Hikâyesi: Uzun ve Maceralı Bir Yolculuk” adlı 15 saatlik filminin özel gösterimi dikkat çekiyor.

Festivalde mutlaka izlemeniz gerekenleri sizin için derledik. İşte o filmler…

AŞKIN KARANLIK YÜZÜ
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
Terence Davies 2008 yapımıLiverpool güzellemesi Zaman ve Şehre Dair adlı filminin ardından gözünü Londra’ya çeviriyor ve Terence Rattigan’ın 1950’lerde geçen romantik tiyatro oyununu beyaz perdeye uyarlıyor.

Yüksek mahkeme hâkimi, ruhsuz Sör William Collyer’in güzel karısı Hester, Londra’da ayrıcalıklı bir yaşam sürmektedir. Bir gün herkesi şaşkına çevirerek evliliğini ardında bırakır ve tutkuyla âşık olduğu eski ordu pilotu, havalı ve genç Freddie Page’in yanına taşınır. Şeytanla Aşkın Karanlık Yüzü arasında sıkışıp kalan Hester neyi (ya da kimi) seçmelidir? Terence Davies’in 2000 tarihli Keyif Evi’nin ardından çektiği bu ilk uzun metrajlı kurmaca film; yasak aşk, bastırılan arzular ve yalnızlık korkusu üzerine benzersiz bir inceleme.

Seanslar:
31 Mart 13:30 Atlas
1 Nisan 19:00 Atlas
3 Nisan 11:00 Fitaş 4

FAUST
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
Efsanevi bir klasiğin etkileyici yorumu olan Altın Aslan ödüllü Faust, usta Rus yönetmen Sokurov’un “gücün yozlaşması”nı inceleyen dizisinin Moloch, Boğa ve Güneş’i takip eden son filmi.

Goethe’nin bilginin arayışı hakkındaki trajedisinden esinlenen Faust 19. yüzyılda geçiyor ve yapıta adını veren, ruhunu şeytana satan kahramanını izliyor. O bir düşünürdür, fikirlerin sözcüsü, haberleri yayan kişidir; entrikacıdır, hayalperesttir. Açlık, açgözlülük, şehvet gibi temel güdülerin yönlendirdiği adsız bir adamdır. Goethe’nin Faust’una meydan okuyan mutsuz, peşine düşülmüş bir varlıktır. İlerlemek mümkünse neden olduğun yerde durasın ki?

Seanslar:
31 Mart 21:30 Atlas
1 Nisan 16:00 Fitaş 4
3 Nisan 21:30 Rexx

ÖFKELİLER
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
Tabuyıkıcı yönetmen Tony Gatlif, Avrupa’da yayılan “öfke-isyan” hareketi üzerine iki film çekti. Bu iki filmden biri olan Öfkeliler, Gatlif’e göre “isyan halindeki Avrupa’nın yoğun ve belirgin gerçekliğine dalıyor.”

Stephane Hessel’in Indignez-vous! Time for Outrage / Öfkelenin! İsyan Zamanı adlı kitabından esinlenen film, sosyal çöküş yaşayan Avrupa’nın sınırlarında gezinen kaçak Afrikalı Betty’nin bakış açısını benimsiyor ve onun işgal hareketlerine dair görüşleri, hayalleriyle, isyan eden genç Avrupa’nın dayanışmasını irdeliyor.

Seanslar:
8 Nisan 11:00 Rexx
9 Nisan 19:00 Beyoğlu
7 Nisan 13:30 Atlas

ROZA
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
Baskı ve savaş insanların en kötü yanlarını ortaya çıkarır ve en çok acı çeken kadınlar olur. Tıpkı Sovyet askerleri tarafından defalarca tecavüze uğrayıp fahişelik yapmaya zorlanan Mazuryalı dul Roza gibi.

İkinci Dünya Savaşı sona ermiş ve bir sınır bölgesi olan Mazurya yıllar süren Alman işgalinin ardından Polonya topraklarına geri katılmıştır. Roza’nın tesellisi, yıkımı ve ölümü geride bırakmak isteyen yaralı asker Tadeus olur. Geri dönen Polonyalılar Alman kocası yüzünden Roza’yı hor görmektedir. Tadeus ise onun yılmayan ruhuna vurulmuştur. Aralarında oluşan koruyucu bağ giderek duyarlı bir aşka dönüşür.

Seanslar:
10 Nisan 11:00 Atlas
11 Nisan 11:00 Fitaş 1
15 Nisan 16:00 City’s

UÇURUMA DOĞRU
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
Ünlü sinemacı Werner Herzog, dünyaya veda edecekleri o belirli anı sabırla bekleyen idam mahkûmlarının kaderlerini incelikle ele alan yeni belgeselini “ruhun uçurumuna bir bakış” diye nitelendiriyor.

Üç cinayetten hüküm giymiş Michael Perry ile kız arkadaşını ve onun iki çocuğunu bıçaklayarak öldüren Hank Skinner’ın yaşam öykülerini deşeleyen Herzog, bu mahkûmların duygu dünyasını anlamaya çalışırken dokunaklı ve düşündürücü noktalara ulaşıyor. Teksas’ın Livingston ve Huntsville kentlerindeki Polunsky Hapishanesi’nde çekilen film, mahkûmları birer insan olarak ele alırken onları ya da suçlarını kesinlikle yüceltmiyor.

Seanslar:
2 Nisan 21:30 Fitaş 1
8 Nisan 13:30 City’s
10 Nisan 11:00 Beyoğlu

ARIRANG
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
Güney Koreli usta yönetmen Kim Ki-duk, Cannes’da prömiyerini yapan on altıncı ve son filmi Arirang’da kamerayı kendisine çeviriyor ve filmin başlangıcında “Bir yönetmen ve insan olarak günah çıkarmak istiyorum” diyerek, sanatsal kariyeri ile kendi yaşamını keşfe çıkıyor.

Anekdotlar anlatıyor, çekilmemiş bir filmin senaryosunu tartışıyor, yaşam ve ölüm hakkındaki düşüncelerini paylaşıyor, Kore halk şarkısı “Arirang”ı söylüyor ve sonunda gözyaşlarına, hıçkırıklara boğuluyor. Kim Ki-duk’un ağırlıklı olarak kendisiyle ya da gölgesiyle yaptığı röportajlar yoluyla dünya çapındaki başarısını sorguladığı bu ilginç film sinema, ün ve özgünlük üzerine bir düşünce egzersizi, monolog ve itirafname.

Seanslar:
4 Nisan 21:30 Fitaş 1
10 Nisan 13:30 Fitaş 1

KARANLIKTA KALANLAR
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
Polonya’da, kimsenin kimseye güvenmediği, fakirlerin kendilerinden daha fakirlerden çaldığı Nazi işgali altındaki Lvov’da lağım işçiliği ve küçük çapta hırsızlık yapan Leopold Socha’nın hikâyesini anlatıyor.

Lağımda, aralarında iki küçük çocuğun da olduğu bir grup Yahudiyle karşılaşan Leopold, onları bir ücret karşılığında saklamayı kabul eder. Basit bir iş anlaşması olarak başlayan olaylar, hepsinin 14 aylık yoğun tehlike döneminde kesin olan ölümlerini atlatma çabalarından dolayı beklenmedik bir hal alır. Agnieszka Holland’ın Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar adayı olan bu son filmi ahlak, suç, seçimler, Tanrı ve hayatta kalma gibi hassas konuları ele alıyor.

Seanslar:
1 Nisan 16:00 Atlas
2 Nisan 16:00 Fitaş 4
4 Nisan 21:30 Rexx

AŞK PERİSİ
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
Mümkün olmayan bir aşkın imkânsız işleyişi: Bir insan ile bir perinin aşkı. Yaşamın gerçekliğini büken bir aşk hikâyesi.

Bir motelin gece resepsiyoncusu olan Dom’un sakin gecesi önce İngiliz bir turistin, sonra da peri olduğunu iddia edip ona üç dilek hakkı sunan yalınayak bir kadının gelmesiyle hareketlenir. Bir dizi gülünç olay boyunca Dom ve peri aşkları uğruna bir araya gelmek için çabalar; çatıların tepesinden sualtına kadar uzanan macera böyle başlar. Yönetmen üçlüsü Abel, Gordon ve Romy 2009’da İstanbul Film Festivali’ne dansa renkli bir davet niteliğindeki Rumba ile katılmışlardı.

Seanslar:
2 Nisan 13:30 Rexx
3 Nisan 21:30 Fitaş 4
7 Nisan 11:00 Fitaş 4

YERALTI
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
Muharrem, nefret ettiği ve edildiği halde, eski arkadaşlarının yemeğine kendisini zorla davet ettirir. Masum didişmeler, ufak kişilik gösterileri ile başlayan yemek, giderek dumanlanan kafaların etkisiyle utanç dolu geçmişe doğru yol almaya başlar.

Defterler açılır, hesaplar ortaya dökülür. Gece pişmanlık, gözyaşları ve öfkeyle dolarken, rezillik karanlık sokaklara, fuhuş kokan otel odalarına taşar. Onlar hep birlikte, Muharrem tek başına olsa da kararlıdır. Pislik ya o gece temizlenecek ya da geberip gidecektir. Yoksa sonsuza kadar kurtulamayacaktır bu utançtan. Zeki Demirkubuz, Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar romanından esinlenerek yarattığı karakter çevresinde bireyin varoluşsal sorunlarını masaya yatırıyor.


Seanslar:
12 Nisan 19:00 Atlas

YARI YOLDA
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
Doktor gerçeği söyledi: Sayılı gün kalmış. Adam karısını ve çocuklarını, ebeveynlerini, dostlarını, komşularını, eski sevgilisini, hayatındaki insanları geride bırakacak…

Günbegün veda ediyor… Ölmek, yapılacak son iş. Kara bir mizahla örülen bu samimi aile dramı, beyin tümörü teşhisi konmuş Frank’ı anlatıyor. Klasik anlamda bir senaryosu bulunmayan ve tamamen doğaçlama diyaloglar içeren filmin konusu ölümün kendisi değil; her şeye rağmen göz ardı edilen ve bir kenara itilen ölümle yüzleşme.

Seanslar:
2 Nisan 16:00 Atlas
12 Nisan 11:00 Rexx
15 Nisan 19:00 Fitaş 1

KİLİSEDEKİ GECEKONDU
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
İtalya’nın en saygın ustalarından Olmi’nin son filmi bir kilisede geçmesine rağmen, kader ve din konularından ziyade iyilik ve merhamet üzerinde duruyor.

İlk kez Venedik Film Festivali’nde gösterilen Kilisedeki Gecekondu, kapatılacağı için cemaati tarafından terk edilip dini özelliğini kaybeden bir kilisenin yaşlı rahibinin emekliliğinden önceki son günlerini anlatıyor. Rahip, jandarma tarafından aranan yasadışı göçmenlerin arkadaki kilerde saklandığının henüz farkında değildir. Öyle ki göçmenler sonunda, kilisenin avlusunda bir çadır kent kurar. Genç rahip onu göçmenlere yardım etmenin çok tehlikeli olduğuna ikna etmeye çalışırken, yaşlı rahip belki yeni bir sorumluluk taşımanın vakti geldiğini düşünmektedir.

Seanslar:
2 Nisan 19:00 Atlas
3 Nisan 16:00 City’s
12 Nisan 11:00 Fitaş 1

DİPNOT
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
Kudüs’teki İbrani Üniversitesi’nin Talmud bölümünde görevli tuhaf profesörler olan baba-oğul Şkolnik’ler, saygın bir ödül nedeniyle karşı karşıya gelir.

Oğul, devletin takdirine bağımlı görünür; baba ise takdire aç, inatçı bir püristtir. Herkesin göz koyduğu İsrail Ödülü, her ikisini de nihai ve acı bir hesaplaşmaya sokacaktır.

Seanslar:
1 Nisan 21:30 Fitaş 1
2 Nisan 16:00 Fitaş 1
8 Nisan 11:00 City’s

ÇİNGENE
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
Slovakya’nın Oscar adayı, büyülü gerçekçilik ve mizah etkileri taşıyan dokunaklı, insancıl bir dram.

Shakespeare’in Hamlet’inden esinlenen film, babası öldükten sonra yaşadığı Roman mahallesinden çıkıp kardeşlerinin yaşamını düzeltmeye çalışan Adam’ın hikâyesini anlatıyor. Adam bu yolda her türlü önyargıyla karşılaşıp kendi toplumunun yazılmamış yasalarına ters düşer. Hangi yolu seçeceğini bilemez, ancak şartlar onun karşısındadır ve trajik bir sona doğru yol almaktadır.

Seanslar:
4 Nisan 21:30 Beyoğlu
6 Nisan 11:00 Fitaş 4
7 Nisan 16:00 Rexx

BARBARA
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
Barbara iki arzusu arasında kalmıştır: Doğu Bloku’ndan bir daha dönmemek üzere kaçma isteği ile çocuk cerrahı Andre’ye duyduğu sevgi.

Doktor olarak görev yaptığı Doğu Berlin’den uzaklaştırılarak her şeyden uzaktaki kırsal bir bölgede yer alan küçük bir hastaneye sürülmüştür, fakat hâlâ ülkeden kaçmayı planlamaktadır. Tam da bu sıralarda Andre, mesleki becerilerine duyduğu itimat, ilgili tavırları ve gülümseyişiyle kadının kafasını karıştırır. Barbara hem kendisi, hem gelecekle ilgili planları, hem de sevgisi üzerindeki kontrolünü kaybetmeye başlar… Hayaletler ve Jerichow filmleriyle tanınan Christian Petzold’un yönettiği Barbara şubat ayında Berlin Film Festivali’nde En İyi Yönetmen dalında Gümüş Ayı kazandı.

Seanslar:
13 Nisan 13:30 Fitaş 4
14 Nisan 16:00 Atlas
15 Nisan 16:00 Rexx

BİR DİLEK TUTTUM
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
Usta Japon yönetmen Hirokazu Kore-Eda çocukluk arzuları ve hayali maceraları konu alan tatlı bir hikâyeyle aşina olduğu alana geri dönüyor.

Parçalanmış bir aileyi anlatan Bir Dilek Tuttum, iki çocuğu izliyor: 12 yaşındaki Koichi ve küçük kardeşi Ryunosuke. Anne ile baba boşanmıştır; kardeşler de iki farklı şehirdedir. Koichi’nin tek dileği ailesinin tekrar bir araya gelmesidir. Bunun gerçekleşmesi için iki kardeş zıt yönlerde giden iki trenin teğet geçtiği anı izleme ve o esnada bir dilek tutma planı yapar. Yönetmen Kore-Eda, Kimse Fark Etmiyor ve Şişme Bebek’i izleyen bu yeni filminde çocukluk hayalleri ve daha iyi bir yaşam arayışına dair bir hikâye anlatırken gerçek hayatta da kardeş olan iki çocuğa rol veriyor.

Seanslar:
1 Nisan 19:00 City’s
2 Nisan 21:30 Atlas
3 Nisan 11:00 Atlas

ALPLER
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
2011’in en çok konuşulan filmlerinden Köpekdişi’nin yönetmeni Yorgos Lanthimos’un merakla beklenen ikinci uzun metrajlı filmi.

Bir hemşire, bir sağlık görevlisi, bir jimnastikçi ve onun koçu, ücretli bir hizmet geliştirmiştir. Randevu sistemiyle, ölen kişilerin yerine geçip ölenin akraba, dost veya iş arkadaşlarına hizmet vermektedirler. Şirketin adı Alpler’dir. Alpler’in üyeleri gizlilik, duygusal ilişki kısıtlaması, üyelikleri için ölmeye veya öldürmeye hazır olmak gibi sıkı kurallarla çalışmaktadır. Fakat hemşire bu kurallara uymaz.

Seanslar:
5 Nisan 16:00 Atlas
7 Nisan 21:30 Fitaş 4
10 Nisan 19:00 Rexx

BONZAİ
 31. İstanbul Film Festivali Başlıyor.
Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde prömiyerini yapan Bonzai, Şilili yönetmen Cristian Jimenez’in Optik Yanılmalar’ı izleyen ikinci filmi.

Aşk, kitaplar ve bitkiler üzerine kurulu öykü, Buster Keaton tarzı Güney Amerikalı bir kahraman etrafında gelişiyor. Julio, yeni romanını yazan tanınmış bir yazara asistanlık yapmak üzere görüşmeye gider, ancak işi alamaz. Bunu komşusu ve sevgilisi Blanca’ya itiraf etmek yerine kendi romanını kendi yazmaya karar verir. Romanın esin kaynağı ise sekiz yıl önce ilişkisini bitirdiği eski kız arkadaşı Emilia’dır.

Seanslar
13 Nisan 11:00 Atlas
13 Nisan 21:30 Fitaş 1
14 Nisan 11:00 City’s

(Emine Koç / Cnnturk.com)

Facebook: https://www.facebook.com/CemrekNikahSekeri

Twitter: https://twitter.com/#!/Cemrek_Nikah_Se

 Online Alışveriş için www.cemreknikahsekeri.com

Çemrek Stil&Blog

Bir önceki yazımız olan Gelinlik Fuarı Doldu Taşıyor başlıklı makalemizde gelinlik, gelinlik fuarı ve gelinlik modelleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>